Varlık. Olmayan cümle, en büyük eksiklik.
Kaybetmiş değiliz henüz, yaratamadıkça.
Çaresizlik yok, var olanda yokluk nasıl var olsun?
Hayat. Değil; bir tasarı.
Yaratmak çok cesurca, geliştirmek daha tatlı geliyor. Duygusuz
Kontrolsüz ölümler…
Mutluluk, diyorsun hatta zannediyorsun,
yokmuş gibi
Yapay katliam.
Günah ki geleceğimizin bir parçası
Yaşam suyunu tattıracak bizlere.
Parçaladığınız beyninizi kalbinize yerleştirin ve şimdi koşmaya başlayın. Hergün yeni bir hayat için, görebileceğiniz tüm ufuklara…
Çok vakit kaybetmeden intihar edin. Çünkü ilerleyen yıllarda düşünmeye pek vaktiniz olmayacak.
Doğamızın en narin değerlerini yok ettiler. Hakîkatı katlettiler ve türlü yalan icatlarla kirlettiler hayatı. Yeryüzünden üstün sayıp kendilerini, tutsak ettiler yeryüzünü kendilerine. Sınırlarını çizdiler özgürlüğün ve süslü uygarlıklarını inşa ettiler. Bunun dışında bir özgürlüğün olmadığını öğrettiler bizlere.
Bu özgürlük benim özgürlüğüm değil. Bu mutluluk benim mutluluğum değil. Bu Tanrı benim Tanrım değil. Benim sandığım tüm bu seçimler aslında benim değilse, bu yaşadığım hayat benim midir?
Sıkıldım…
Bu yazdıklarım dahi, kısıtlanmış bir insanın kısıtlanmış düşünceleri.
Önümüze sunulan bu yaşamdan başka bir seçeneğimiz olmadığını söylerler. Oysa her sabah doğan güneş, başka bir seçeneğin daha olduğunu hatırlatmalıdır bizlere. Ön yargılarımızı yıkmak için hiçbir zaman geç değildir. İmkânsız, yalnızca imkânsız gözüyle bakıldığı sürece imkânsızdır.
Hisler ve düşünceler anlaşmaya başladığında eminim ki hayat daha güzel olacak.





1